Zamanı Akıllıca Kullanmanın Yolları
“Keşke biraz daha zamanım olsaydı!” Siz de sık
sık böyle düşünüyor musunuz? Aslında tüm insanlar zaman konusunda eşittir.
Zengin ve güçlü insanlar fakirlere göre daha fazla zamana sahip değildir.
Ayrıca zengin ya da fakir olsun kimse zamanı biriktiremez. Zaman geçtiğinde bir
daha geri alınamaz. Öyleyse en iyisi sahip olduğumuz zamanı akıllıca
kullanmaktır. Peki nasıl? Şimdi zamanı akıllıca kullanmak konusunda birçok
kişiye yardımcı olmuş dört öneriyi görelim.
1. Programlı Olun
Önceliklerinizi belirleyin. Kutsal Kitap ‘Nelerin daha
önemli olduğunu saptayın’ der Yapmanız gereken önemli veya acil işlerin bir
listesini hazırlayın. Bu listeyi hazırlarken, ev için alışveriş yapmak gibi
önemli bir şeyin her zaman acil olmadığını ya da en sevdiğiniz dizinin başını
yakalamak gibi acil bir şeyin her zaman önemli olmadığını aklınızda tutun.
Önceden düşünün. Kutsal Kitap “Demir alet körelmişse,
onu bilemeyen gücünü boşa harcar” der ve şunu ekler: “Hikmeti yerinde kullanmak
da başarı getirir”. Bu ayetten ne öğrenebiliriz? Bir bıçağı bilemek bir
anlamda, zamanı en iyi şekilde kullanmak için önceden plan yapmaya
benzetilebilir. Zamanınızı ve enerjinizi tüketmekten başka bir işe yaramayacak
önemsiz işleri erteleyin veya iptal edin. İşinizi bitirdiğiniz için fazladan
zamanınız kaldıysa daha sonra yapmayı planladığınız şeyleri bu arada yapmaya ne
dersiniz? Önceden düşünen biri tıpkı bıçağını bileyen akıllı bir işçi gibi
verimliliğini artırır.
Yaşamınızı sadeleştirin. Boşuna zaman harcamanızı
gerektirecek veya önemsiz şeylere hayır demeyi öğrenin. Çok fazla aktivite ve
randevu stresinizi artırabilir ve sizi mutsuz edebilir.
2. Zaman
Hırsızlarından Uzak Durun
İşleri ertelemek ve kararsızlık. “Rüzgârı kollayan
tohum ekmez, bulutlara bakan ekin biçmez”. Bu ayetten ne öğrenebiliriz? İşleri
ertelemek hem zamanınızı çalar hem de verimliliğinizi düşürür. Şartların
mükemmel olmasını bekleyen bir çiftçi muhtemelen tohum ekemeyecek veya ekin
biçemeyecektir. Benzer şekilde bazen biz de hayattaki belirsizlikler yüzünden
kararsız kalabiliriz. Ya da bir karar vermeden önce konuyla ilgili tüm
ayrıntıları öğrenene kadar beklememiz gerektiğini düşünebiliriz. Tabii ki
önemli bir karar vermeden önce araştırma yapmak ve etraflıca düşünmek şarttır.
Kutsal Kitap ‘Sağgörülü kişi adımını tartarak atar’ der. Şu da unutulmamalıdır
ki, aslında verdiğimiz tüm kararlar bazı belirsizlikler içerir.
Mükemmeliyetçilik. Kutsal Kitap ‘Yukarıdan [Tanrı’dan]
gelen hikmet makuldür’ der. Kendimizle ilgili yüksek beklentilere sahip olmak
gerçekten övgüye değer. Fakat bazen hayal kırıklıklarına, hatta
başarısızlıklara davetiye çıkaran çok yüksek standartlarımız olabilir. Örneğin
yabancı dil öğrenen biri hatalar yapacağını baştan kabul etmeli ve bu hataların
dili öğrenmesine yardımcı olacağının farkında olmalı. Öte yandan mükemmeliyetçi
biri yanlış bir şey söylemekten korktuğu için konuşmaktan çekinir, bu da onun
dili öğrenmesini zorlaştırır. Beklentilerimizde makul olmamız gerçekten çok
önemli. Kutsal Kitap ‘Hikmet haddini bilenlerdedir’ der. Ayrıca makul ve
alçakgönüllü kişiler kendilerini fazla ciddiye almaz ve genelde kendilerine
gülebilirler.
“BİR ŞEY SATIN ALIRKEN KARŞILIĞINDA ÖDEDİĞİNİZ ŞEY ASLINDA PARA DEĞİL ZAMANINIZDIR” (What to Do Between Birth and Death).
3. Dengeli ve
Gerçekçi Olun
İş ve dinlenme arasında denge kurun. “Biraz dinlenmek,
çok emek harcayıp rüzgârı kovalamaktan iyidir”. İşkolik insanlar genelde
emeğinin tadını çıkaramaz; çünkü buna ne zamanları ne de enerjileri kalır.
Diğer taraftan tembel kişiler sürekli dinlenmeyi seçerek değerli zamanlarını
boşa harcarlar. Kutsal Kitap bize şu dengeli tavsiyede bulunuyor: Çok çalış ve
başarılarının tadını çıkar. Böyle bir mutluluk “Tanrı’nın armağanıdır”.
Uykunuzdan kısmayın. Davut peygamber “Ben huzur içinde
yatar uyurum” demişti. Genelde yetişkinlerin fiziksel, duygusal ve zihinsel
olarak yenilenebilmesi için ortalama sekiz saatlik bir gece uykusuna ihtiyacı
vardır. Uyku, zamanı kullanmanın iyi bir yoludur. Konsantre olmayı
kolaylaştırır ve hafızayı güçlendirir, bu da öğrenmeyi hızlandırır. Öte yandan
uyku eksikliği öğrenmeyi zorlaştırır, kaza ve hata yapma riskini artırır ve
sinir bozukluğuna yol açar.
Gerçekçi hedefler koyun. “Gözle görmek, gönlü çekerek
oradan oraya dolaşmaktan iyidir”. Akıllı biri arzularının hayatını kontrol
etmesine izin vermez, özellikle de gerçekçi olmayan arzularının. Dolayısıyla
zekice tasarlanmış reklamlara ya da kolay kredi kampanyalarına kanmaz. Bunun
yerine ‘gözle gördüğü’, yani gerçekten sahip olabileceği şeylerle yetinmeyi
öğrenir.
4. Ahlaki
Değerlere Önem Verin
Değerlerinizi gözden geçirin. Sahip olduğunuz değerler
neyin iyi ve önemli olduğunu tespit etmenizi sağlar. Yaşamımızı bir oka
benzetecek olursak, bu oka yön veren şey değerlerimizdir. Dolayısıyla ahlaki
değerlerimiz hayatımızda doğru şeylere öncelik vermemize ve her anımızı en iyi
şekilde kullanmamıza yardım eder. Birçok kişi Kutsal Kitaptaki hikmetli
öğütleri yaşamında uygulayarak ahlaki değerlerini koruyabiliyor.
Hayatınıza sevgi yön versin. Kutsal Kitap “Sevgi,
birliğin kusursuz bağıdır” der. Sevgi olmadan gerçekten mutlu olamayız ve
kendimizi güvende hissedemeyiz, özellikle de aile içinde sevgi yoksa. Bu
gerçeği göz ardı ederek yaşamlarını zengin olmaya veya kariyerlerine adayan
kişiler aslında mutsuz bir hayatın temelini atıyorlar. Evet, Kutsal Kitabın
sevgiden yüzlerce kez bahsederek bu niteliği ön plana çıkarması boşuna değildir
.
Manevi ihtiyaçlarınıza zaman ayırın. Geoff, sevgi dolu
bir eşe, iki mutlu çocuğa, iyi arkadaşlara ve bir ilk yardım görevlisi olarak
doyum veren bir işe sahipti. Fakat maalesef işi nedeniyle, acı çeken ve ölen
insanlarla sık sık karşılaşıyordu. “Hayat bundan mı ibaret?” diye düşünmeye
başladı. Sonra bir gün Yehova’nın Şahitlerinin Kutsal Kitaba dayalı bazı
yayınlarını okudu ve sorusuna tatmin edici yanıtlar buldu.
Geoff öğrendiklerini karısı ve çocuklarıyla paylaştı. Onlar
da ilgi gösterince ailece Kutsal Kitabı incelemeye başladılar. Bu inceleme
hayatlarına çok şey kattı ve zamanlarını akıllıca kullanmalarına yardım etti.
Ayrıca Kutsal Kitap sayesinde acıların yaşanmayacağı ve herkesin anlamlı bir
hayata sahip olacağı sonsuz yaşam ümidine sahip oldular.
Geoff’in örneği İsa Mesih’in şu sözlerini akla getiriyor:
“Ne mutlu ruhi ihtiyacının farkında olanlara”. Ruhi, yani manevi ihtiyaçlarınız
için biraz zaman ayırmaya ne dersiniz? Emin olun ki sadece zamanınızı değil tüm
yaşamınızı akıllıca kullanmanın bundan daha iyi bir yolu olamaz.

Комментарии
Отправить комментарий